DEVLETLER ÖZEL HUKUKU PRATİK ÇALIŞMA -I- Haziran 8, 2008
Posted by SAVCIBEY55 in DERS NOTLARI, MEDENİ HUKUK-AİLE HUKUKU-EŞYA HUKUK-MİRAS HUKUKU.trackback
Suriye’de yaşayan (S), Türk asıllı olduğunu iddia ederek Türk vatandaşlığını kazanmıştır. (S) ile birlikte ölen eşinden doğma (Ç1) de babasına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanır. (S), Türk vatandaşlığını kazandıktan sonra 1998 yılında İranlı (İ) ile evlenir. Bu evlilik neticesinde (İ), Türk vatandaşlığının kazanır. Bu evliliklerinden (Ç2) dünyaya gelir. Daha sonra yapılan araştırma neticesinde (S)’nin Türk asıllı olmadığı anlaşılır ve Türk vatandaşlığına son verilir.
SORULAR
1. (S) hangi yoldan istifade ederek Türk vatandaşlığını kazanmıştır?
2. (Ç1)’in Türk vatandaşlığını kazanmasını sağlayan hukuki yol nedir?
3. (Ç2)’nin vatandaşlığının tespit ediniz.
4. İdare, hangi hukuki yolu kullanarak (S)’nin vatandaşlığına son vermiştir. Hukuki sonuçları nelerdir?
5. İdarenin kararının (Ç1), (Ç2) ve (İ)’ye etkisi nedir? Açıklayınız.
6. (İ) hakkında idareye tavsiyeniz ne olurdu?
CEVAPLAR
1. (S), istisnai yoldan Türk vatandaşlığını kazanmıştır. Bunun şartları TVK m. 7’de düzenlenmiştir:
- TVK m.6’nın (b) ve (c) bendleri haricindeki diğer şartları taşımak
- m.7’deki kişi gruplarından birine girmek
- müracaatta bulunmak ve
- Bakanlar Kurulunun müspet kararı.
2. Burada, istisnai yoldan vatandaşlığa alınmanın çocuğu nasıl etkilediği soruluyor. Burada çocuk (Ç2), TVK m.16 gereğince Türk vatandaşlığına alınmıştır. Maddeye göre, küçük çocuklar, babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığına alınır.ar.
Eşler açısından ise, sadece kadın eşe, vatansız olmak koşuluyla, eşine bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanabilme imkânı tanınmıştır. Vatandaşlığa alınan kadın ise, erkek hiçbir şekilde buna bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanamaz.
3. (Ç2), evlilik içinde doğmuştur ve babası da Türk vatandaşıdır. Bu nedenle (Ç2), doğumundan itibaren Türk vatandaşıdır.
4. Burada vatandaşlığın iptali müessesesinin adı, şartları ve sonuçları sorulmaktadır. (S), Türk asıllı olduğu iddia ve ispatıyla Türk vatandaşlığına alınmıştır. Ancak bunun böyle olmadığı, idarece sonradan anlaşılmıştır. Vatandaşlığın iptali için gereken şartlar, TVK m.24’te sayılmıştır. Buna göre,
- kişi Türk vatandaşlığını yetkili makam kararıyla kazanmış olmalıdır
- vatandaşlığa alınma sırasında gerçeğe aykırı beyanda bulunmuş ya da önemli hususları gizlemiş bulunmalıdır
- kastı bulunmalıdır
- 5 yıllık süre geçmemiş olmalıdır
- Bakanlar Kurulu iptal kararı vermiş olmalıdır. Bu şartların varlığı halinde, Bakanlar Kurulu, kişi hakkında vatandaşlığın iptali kararı verir.
Bakanlar Kurulu, basit iptal kararı ya da kapsamlı iptal kararı verebilir. Basit iptal kararı vermesi durumunda, kişi, yabancı statüsüne girer ve Türkiye’de ancak bir yabancının yararlanabileceği haklara sahip olur (m.29). Bunların Türkiye’de bir yabancının edinebileceğinden daha fazla malları varsa, bunlar tasfiye edilir. Bakanlar Kurulunun kapsamlı iptal kararı vermesi durumunda ise, kişi, bir yıl içinde Türkiye’deki mallarını tasfiye etmek, ikametgâhını ve iş merkezini Türkiye dışına çıkarmak zorundadır. Bunu yapmazsa, tasfiye işlemi hazinece yapılır ve ilgili kimse, sınırdışı edilir. Ayrıca, Türk vatandaşlığını kaybedenlerden Türkiye’ye gelmek isteyenlere sakıncalı görülmediği takdirde, İçişleri Bakanlığınca giriş izni verilebilir (Pas. K. ek m.5).
5. TVK m.33/1 hükmüne göre, iptal kararı, ilgili kimseye bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanmış kişiler hakkında da hüküm ifade eder (burada esas kriter, o işleme bağlı olarak kazanmış olmaktır). Olaya batığımızda, (Ç1), iptal edilen işleme bağlı olarak Türk vatandaşlığını kazanmış olduğundan, m.33/1 gereği Türk vatandaşlığını kaybedecektir. (Ç2) ise, iptal edilen işleme bağlı olarak değil, doğum ile (m.1) vatandaşlık kazanmış olduğundan, Türk vatandaşlığını kaybetmeyecektir. Eş (İ) de evlilik yoluyla (m.5) vatandaşlık kazanmıştır. Bu nedenle (İ) de vatandaşlığını kaybetmeyecektir.
6. Burada çıkarma müessesesi sorulmaktadır. Çıkarma, TVK m.26’da düzenlenmiştir. Şartları:
- Türk vatandaşlığı sonradan kazanılmış olmalı
- Kişi, yurtdışında bulunmalı
- T.C.’nin iç ve dış güvenliği ile kanunun suç saydığı şekilde iktisadi veya mali güvenliği aleyhinde faaliyette bulunulmuş olmalı
- ilgiliye süresi içinde duyuru yapılmış olmalı
- Bakanlar Kurulu karar vermiş olmalıdır.
Bu hüküm, asli vatandaşlar için sadece savaş hallerinde uygulanabilir.








Yorumlar»
No comments yet — be the first.