MİRAS HUKUKU PRATİK ÇALIŞMA -I- Haziran 8, 2008
Posted by SAVCIBEY55 in DERS NOTLARI, MEDENİ HUKUK-AİLE HUKUKU-EŞYA HUKUK-MİRAS HUKUKU.trackback
Evliliklerinin üzerinden uzunca bir süre geçmesine ve çok istemelerine rağmen bir türlü çocuk sahibi olamayan Bayan (E), çocuk sahibi olmayı bekleyen eşi Bay (M)’ye sürpriz yapmak istediğinden, gebeliğini gizler. Bir çocuğunun dünyaya geleceğini bilmeyen Bay (M), (Ü) ile imam nikâhıyla evlenir. (M), kısa bir süre sonra bir trafik kazası geçirir ve ağır yaralı olarak acil servise kaldırılır. Kendisine ağrılarının dinmesi için aşırı derecede narkoz verilir. (M) bu haldeyken kendisini ziyarete gelen (Ü)’nün babası (V)’yle bir doktor huzurunda mallarının yarısını resmi nikâhlı eşi (E)’ye, yeğeni (Y)’yi okutması karşılığında; diğer yarısını da imam nikâhlı eşi (Ü)’ye, kendisinin ölümünden sonra başkasıyla evlenmemesi şartıyla bırakmıştır. (M), şayet (Ü), başka biriyle evlendiği takdirde, ona düşen mirasın yeğeni (Y)’ye devredilmesini beyan etmiştir.
(M), ertesi gün yapılan ameliyatta kurtarılamayarak ölmüştür.
SORULAR
1. (M)’nin ölümünden sonra çocuk (Ç), (M)’ye yasal mirasçı olabilir mi?
2. Şayet (Ç), (M)’ye mirasçı olabilecekse, hangi yolları takip ederek mirasa kavuşabilir? Nasıl?
3. (M)’nin narkozluyken yaptığı beyanların niteliğini tartışınız.
4. (M)’nin (Ü) lehine yaptığı beyan nasıl bir hukuki işlemdir? Geçerliliği hakkında bilgi veriniz.
5. (M)’nin (E) lehine yaptığı beyan nasıl bir hukuki işlemdir? Geçerliliği hakkında bilgi veriniz.
6. (M)’nin yeğeni (Y) lehine yaptığı beyan nasıl bir hukuki işlemdir? Geçerliliği hakkında bilgi veriniz.
CEVAPLAR
1) Mirasa hak kazanabilmek için, mirasbırakanın öldüğü tarihte hak ehliyetine sahip olmak ve sağ olmak gerekir. Ancak, sağ ve tam doğmak koşuluyla, cenin de mirasçı sıfatını kazanabilir (MK m.28).
2) Olayda bir sözlü vasiyetnamenin varlığı söz konusudur. Sözlü vasiyet için, olağanüstü bir hal olmalı ve diğer vasiyetname düzenleme yollarına başvurulamıyor olmalıdır. Şekli şart olarak da iki tane şahit hazır bulunmalıdır. Olayda (M), aşırı narkoz etkisi altında irade beyanında bulunmuştur. İradesinin sakatlandığı düşünülebilir (m.557/I).
Ancak, burada şekil eksikliği düşünülmelidir. MK m.539/III, sözlü vasiyetnamede tanıklara ilişkin şartlar hususunda, resmi vasiyetnameye ilişkin kuralların uygulanacağını düzenlemektedir. Olayda, mirasbırakan, tanıklardan birinin altsoyuna kazandırmada bulunmaktadır. Şekil eksikliği (m.536/II) nedeniyle, yapılan işlemin o kısmı iptal edilecektir (m.558/III).
3) Bu durumda bir saik hatasının varlığından bahsedilebilir. Borçlar hukukundan farklı olarak, miras hukukunda her türlü hata, iptali gerektirir. Ancak, kişiye ve şeye ilişkin hatalar ise iptali gerektirmez, bunlar düzeltilmekle yetinilir. Mesela, mirasbırakan yeğeni Ahmet’e miras bırakmak istiyor, oysa ki tek yeğeni vardır ve adı da Mehmet’tir. Böyle bir durumda hata, düzeltilir. Yine, mirasbırakan taşınmazın tüm özelliklerini, yerini ayrıntılı olarak belirtiyor fakat parsel numarasını farklı yazıyor. Bu durumda da hata düzeltilir. Bunun sebebi, favor testamenti ilkesidir. Olayımızdaki hata nedeniyle ise, ölüme bağlı tasarruf iptal edilecektir. Zira tasarruf, mirasbırakanın tasarruf ehliyetinin olmadığı bir zamanda yapılmıştır (m.557/I).
4) (M), (Ü)’yü evlenmemesi şartıyla mirasçı olarak atıyor. Mirasın yarısını bıraktığı için, mirasçı atamadan bahsedilir. Koşul, hak ehliyetini kısıtlamaktadır (m.23) ve bu nedenle hukuka aykırıdır. Bu da bir iptal sebebi oluşturur. Normal koşullarda böyle bir şart, ölüme bağlı tasarrufun tümünü geçersiz kılar. Oysa burada ölüme bağlı tasarrufta (E)’ye ilişkin kısım da vardır. Bu nedenle tasarrufun yalnızca (Ü) ile ilgili olan kısmı iptal edilecektir (m.515/II).
5) Burada bağımsız yükleme vardır. Bağımsız yüklemede, kanuni mirasçıya yükleme yapılmaktadır. Yüklemenin yerine getirilmemesi ölüme bağlı tasarrufun geçerliliğini etkilemez. Bu da yüklemenin koşuldan farkını oluşturur. Yüklemenin ifası dava yoluyla istenebilir. Bu talebi yüklemede menfaati bulunan herkes isteyebilir. Davanın konusu ise, aynen icradır.
6) Burada yedek mirasçı atanması söz konusudur (m.520). Evvelki mirasçının herhangi bir sebeple mirasçı olamaması durumunda, yedek mirasçılıktan bahsedilir. Kanunda sayılanlar tahdidi değildir. (E), mirasçılık sıfatını kazanmıştır.








Bize babamdan kalan ve hala intikalleri yapılmamış 3 katlı İSKANSIZ ve KAT İTİFASIZ (48 m2 ) imarı olan taşınmaz bulunmaktadır..
Hissedarlarda 3 kişi Satış vaadi ile birilerinle anlaşmışlar..
Bu anlaşma yapılmadan önce haberimiz oldu..NOTER yolu ile SATIYORSANIZ biz 2 hissedar almaya hazırız dedik..cevap gelmedi..
şu anda hüsümetten dolayı ortaklığın giderilmesi yoluna gidiyorlar..HAKLARI..
1-Biz 2 hissedar satma taraftarı değiliz.
2-yerimizin değerini ARSA olarakmı veya bina olarakmı değerlendirirler..
3-Noterden gönderdiğimiz İHTARNAME mahkemede bizim lehimize olurmu.??
4-Belediye raişi 103000YTL gözükmektedir..
5-Alıcı ve satmadığımızı bildirdiğimizden dolayı başka şahısların satışa girmemesini nasıl engelleriz..
saygılarımla …..